ENGLISH

Tarihi Kentsel Doku

 ANSARLI CAMİİ (1544)

Yapı kare plânlı, tek kubbeyle örtülü harimi ve doğusunda bulunan üç bölümlü üzeri kubbe  ile örtülü son cemaat yerinden oluşur. Camii avlusundaki çeşme hazinesi Roma dönemine  ait bir lahittir.Harime giriş kapısı zıvanalı siyah-beyaz mermerden yapılmış basık  kemerlidir.Yapı malzemesi olarak duvarlarda tuğla ile düzgün kesme ve kaba yonu taş  kullanılmıştır. Örtü sistemi ile duvarlar arasında iki sıra kirpi saçak vardır. Harimi örten  büyük kubbe sekizgen kasnak üzerine oturur. Beden duvarlarında iki kat pencere  düzenlemesi görülür. Üstteki pencereler tuğladan yapılmış sivri kemerlerle son bulur ve  alçı şebekelidir. Alt pencereler ise düz atkılı ve tuğladan birer sivri kemerli alınlığa  sahiptir.Kare kaide üzerinde yükselen minare harimin kuzeydoğu köşesinde bulunur. Düzgün kesme taşla inşa edilmiş, minarenin sekizgen prizma kürsüsünün yarısı harim duvarıyla iç içe geçmiş durumdadır. Silindirik gövdeli minarenin şerefe altı profilli silmelerle geçilmiştir. Petek kısmı kurşun levhayla kaplı sivri bir külahla son bulunur. Son cemaat yerindeki üç kubbeye pandantiflerle geçilir.Kemerler sivri ve kesme taştan yapılmıştır. Güney duvarda yarım daire kesitli mihrabiye bulunur .Harimi örten kubbeye pandantiflerle geçilir. Pencerelerin harime bakan yüzeyleri sivri kemerli ve hafif bir çıkıntı oluşturacak şekilde alçı silmelerle sınırlandırılmıştır. Kubbe eteği ve pandantifler alçı profilli silmelerle belirlenmiştir.Mihrap kavsarası mukarnaslıdır. Mihrap çerçevesi ile kavsarası arasındaki yüzeyde yağlı boyadan kıvrım dallı motifler görülür.

 

ARASTA (16.-20. YY)

Anadolu’nun Türkleşmesinde önemli bir etkiye sahip olan Ahi teşkilatına bağlı olan esnaflar, çeşitli iş kollarına ayrılmışlardır. Bu iş kollarına, lonca denmekteydi. 13. yüzyılda şekillenmeye başlayan lonca teşkilatları, yazılı olmayan kurallara, yani örf ve adetlere göre yönetilmişlerdir. Bu kurallar çerçevesinde dürüst esnaflar yetişir, haksız rekabetin önüne geçilirdi. Ayrıca, esnafların halka dürüstçe davranmaları sağlanır, nitelikli üretim ve tüketimin gerçekleşmesi sağlanırdı. Osmanlıların en bilinen arastaları, İstanbul ve Edirne’dedir. Bergama arastası lonca teşkilatına göre şekillenmiştir. Arastada çizmeciler, pabuççular, manifaturacılar, saraçlar ve zahireciler adında farklı loncalar bulunmaktadır. Dükkanların dizilişi çınar ağaçları etrafında şekillenmiş meydanlara ve önemli anıtsal yapılara göredir. Arastadaki en eski yapılar, 19.yüzyıldandır. Bu tarihin daha eskiye gidememesinin sebebi, kullanılan malzeme ve yapım tekniğinin kısa ömürlü oluşu ile, kentte 1853 yılında çıkan büyük yangındır. Bu yangında 400 civarında dükkanın kül olduğu bilinmektedir. Günümüze ulaşan dükkanların kitabeleri incelendiğinde çoğunun bu yangından sonra inşa edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

 

BEDESTEN (16.-17. yy)

Kumaş, mücevher ve çeşitli kıymetli eşyaların alım satımının yapıldığı, günümüzün banka ve borsaların işlevini yapan, Osmanlı kapalı çarşı yapısına, bedesten denmektedir.Bedestende yapı malzemesi olarak, tuğla ile moloz taş, birlikte kullanılmıştır. Kubbeler tuğladan yapılmıştır. Tuğla sıraları arasında, bir tuğla kalınlığı kadar kireç harç konulmuştur. Duvarlar kesme, moloz taş ve kireç harçla inşa edilmiştir.Bedesten, 21.40 x 13.90 cm ölçüsündedir. Bedestenin, -her sırasında üç kubbe olmak üzere- iki sırada toplam altı kubbesi vardır.Uzunca bir süredir civardaki dükkanların deposu olarak kullanılmakta, bakımsız bir haldedir.

 

BERGAMA ESKİ LİSESİ (1916-1926)

Yapımına 1916’ da başlanmıştır fakat Yunan İşgali nedeniyle ancak 1926’da  tamamlanabilen yapı, ilk önce reji idaresince daha sonra Milli Eğitim Bakanlığınca kullanılmış halen okul olarak kullanılmaktadır. Bodrum + iki katlı yapı, kesme. taş malzeme ile ’’ I ’’ planda  yapılmıştır. Kuzey – güney istikametinde uzunlamasına gelişmiş bir plana sahiptir. Ulusal Mimarlık döneminde yapılmasına rağmen cephe batı sanatı etkisi taşır ve yoğun bir süsleme programına sahiptir. I. Kattaki kapı ve  pencereler mermer sütunçelerle sınırlandırılırken, üst kattaki pencereler kesme taş malzeme ile sınırlandırılmıştır.

 

BERGAMA EVLERİ

Yaşayan  en eski Bergama Evi örnekleri 18. yüzyıla aittir. Bergama’da birbirinden farklı ev tipleri vardır. Bunlar; hımış tekniğinde yapılmış Osmanlı dönemine ait geleneksel Türk Evleri  ve batı etkili kagir, Rum Evleri ile 20. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren yapılmaya başlanan karma sistemdeki Cumhuriyet Dönemi evleridir. Gelişmiş plan özellikleri ve kapı-pencere, saçak, baca, kat silmesi, kapalı veya açık çıkmaları ile karakteristik cephe düzenleriyle Bergama evlerinin tamamı tescilli olup koruma altına alınmıştır.

 

BERGAMA YABETS SİNAGOGU (1875)

Dikdörtgen planlı Havra’ya, doğu cephesindeki podyumdan ulaşılmaktadır. Almaşık duvar tekniğinde iki kat yüksekliğindeki yapı, Bergama’da yaşayan Yahudi vatandaşlar için inşa edilmiştir. 1948 yılında İsrail Devletinin kurulmasıyla Bergama’da yaşayan Yahudilerin çoğu göç etmiştir. Bu tarihten itibaren terk edilmeye başlayan yapı, bir süre depo olarak kullanılmıştır. Yangın sonrası çatısı çökmüş, harap hale gelmiştir. Bema zengin natürmort süslemeye sahiptir. Ahşap süslemeler barok özellik taşımakta, zemin siyah beyaz mermer ile döşenmiştir. 2006 yılında mimari projeleri hazırlanmıştır. Sinagog 2012 yılında restorasyonu Bergama Belediyesi tarafından restore edilerek yeniden işlevlendirilmiştir.

 

ÇUKUR HAN (14.-15. yy)

Bir şehir içi hanı olan, Çukur Han, inşa tarzına göre XIV. – XV. yüzyıllarda yapıldığı tahmin edilmektedir.Yapı malzemesi olarak ikili üçlü tuğlalar arasına küçük yonu taşlar kullanarak almaşık duvar tekniği görülür.Çukur Han, iki katlı olup alt kat, depo, ahır ve işyeri olarak kullanılmaktadır. Çarşı içine açılan anıtsal kapısı bulunmaktadır. Kapı üstündeki oda, dört duvar üstüne oturtulmuş kubbesiyle bu güne kadar sağlam olarak gelebilmiştir. Bunun iki tarafındaki odaların tonozla örtülü olduğu anlaşılmaktadır.Dört köşe olan avluyu iki kat hayat çevirmektedir. Avluya bakan hayat, ağaç direkler üzerinde yükselmekte ahşap çatılı ve ahşap döşemelidir. Hayatı teşkil eden her kemerin arka taraflarına birer oda yapılmıştır. Odalar üstüvane tonozlarla örtülmüştür. Fakat köşe odaların tonoz örtüleri üç satıhlıdır. Bir şehir içi hanı olan Çukur Han’ın iç avlusunun bir kenarı 15 metre uzunluğunda olan kare bir mekandır. Bu avlu etrafında 20 eyvan ve 28 oda yer almaktadır.Hanın ortasında bir su kuyusu vardır. Hayvan damı hanın doğusunda yer alır. Hayvan damının üzeri dolgu tonozlarla örtülüdür .Handa bugün yoksul insanlar yaşamaktadırlar.

 

EMİRSULTAN CAMİİ (14.-15. YY)

Caminin moloz taşla inşa edildiği, ahşap kırma çatılıyla örtülü bir yapı olduğu bilinmektedir.1943 yılında yıktırılan caminin sadece minaresi ayakta kalabilmiştir. Bu nedenle halk arasında ‘Yıkık Minare’ olarak bilinmektedir.Harimin kuzey ve batı cephesinde son cemaat mahfili bulunmaktadır.Cami avlusunda birde haziresi bulunmaktadır.

 

GAZİ PAŞA ESKİ İLKOKULU (1884)

Bodrum üzerine bir katlı olan okul yapısı almaşık duvar tekniğinde inşa edilmiş, iki büyük bina ve aralarındaki servis mekanlarından oluşmaktadır. Taksim Caddesindeki ufki kemerli ana giriş kapısının sahanlığı, tonozlu sarnıcın üst döşemesidir. Sokak tarafındaki diğer kapısı basık kemerli, üçgen alınlıklıdır. Bu cephe kesme taş kaplamalıdır. Pencerelerin üst kısmında alçak kabartma olarak ortada birer çiçek ile iki yanda laleler, lalelerin devamında ay-yıldız armaları bulunur. Sütun başlıkları  korint nizamdadır. İçteki  küçük kapının yuvarlak kemerinin iç yüzeyinde altıgenler içersinde akantus yapraklarıyla bezenmiş bitkisel motifler yer alır.1915-1919 arasında beş sınıflı okul olmuştur. Cumhuriyetin ilk yıllarında ilk okul olarak kullanılmaya devam eden bina yeni okulların açılması ile terk edilmiş daha sonra yangın geçirmiştir.Neo Grek üslubunda yapılan bina harap haldedir. Bahçesinde 1890'da yapılan kazılarda ortaya M.S.II.yüzyıla tarihlenen Roma lahiti çeşme olarak kullanılmış ve üç girlandla bezelidir. Okul bahçesinde kesme taşla 19.yyda yapılmış ayrı bir çeşmesi daha bulunur. Yapı 2009 yılında Bergama Belediyesi tarafından restore edilerek bugün otel ve restaurant olarak hizmet vermektedir.

 

HÜKÜMET ESKİ KONAĞI (1864)

Bodrum + iki  katlı yapı, iç sofalı plan tipinde, almaşık duvar tekniğinde yapılmıştır. Giriş dönemin özelliği olarak derin bir  niş halindedir. Cephe zengin taş plastiğe sahiptir. Kapının üzerinde mermer üzerine yazılmış dört satırlık Osmanlıca  inşa kitabesi yer almaktadır. Simetrinin esas tutulduğu cephede demir konstrüksiyonlu  iki adet açık cumba yer almaktadır. Taş silmelerle geçilen saçağın üst kısmında taş malzeme ile yapılmış tepelik ve ahşap saat kulesi  yapıya anıtsallık katan ögeler olarak dikkat çekmektedir. Çatı Marsilya kiremitiyle örtülüdür.

 

İNCİRLİ MESCİT (15. yy)

Yapının kare plânlı kübik bir harimi ile, doğusunda bir minaresi vardır. Yapı malzemesi olarak, duvarlarda kaba yonu ve moloz taş ile, tuğla kullanılmıştır Harimi örten kubbe, sekizgen bir kasnak üzerine oturmuştur.Doğu cephesinde ortada yer alan minare 1965 yılında zikzaklı tuğlalarla yapılmıştır.Mihrap birçok onarım geçirmiş özentisiz yapılmış dört sıra istalâktitli kavsaraya sahiptir.Mescidin,  Küplü Hamam ve Taşhan ile birlikte yapıldığı düşünülmektedir.

 

KALE ÇEŞMESİ (M.S. 2. YY)

Roma Nymphein kalıntısına benzeyen çeşmenin her tarafı sökülmüş, süsleme unsurları alınmıştır. Fakat bu çeşmenin eskiden anıtsal bir çeşme olduğunu, geriye kalan büyük harabe kütle göstermektedir. Günümüzde hala kurnasından su akmaktadır.

 

KAPALI ÇARŞI

Çarşının doğu ve batı cephelerinde 1930-1940 yıları arasında yapılmış ticaret yapıları bulunmaktadır.  Yapı 2010 yılında restore edilmiştir.

 

KARA OSMAN SEBİLİ (1814)

Beşgen plânlı, üç cepheli ve köşe sebilidir.Mermerden, üç cepheli olarak yapılan sebilin her cephesinde, yuvarlak kemerli bir pencere açıklığı bulunmaktadır.Kemerlerin altında yer alan panolar zengin kabartmalarla süslenmiştir. Süslemeler; üstten yanlara doğru dalgalı kıvrımlar yaparak aşağıya dökülen birer perde ile çerçevelendirilmiştir. Perdenin üzeri; çiçek motifleri, gül, yaprak, ve nar motifleri ile, süslenmiş gibi işlenmiştir. Perdeyle çerçevelenmiş yüzeye, simetrik bir kompozisyon yerleştirilmiştir. Ortada, C kıvrımları yapan yapraklarla oluşturulmuş birer kartuş; iki yanında ise Edirnekari tarzda, vazo içinden çıkan çiçek motifleri bulunmaktadır. Bu tarz süslemeli panolar, sebilin diğer iki cephesinde de vardır. Güney cephesinin doğu tarafındaki panonun önünde, ayrıca ufak bir yalak bulunmaktadır Ortadaki pencerenin kemeri üzerinde bulunan üçgende, sağlı sollu “Maşallah” (ne güzel yapılmış) ibaresi, arma şeklindedir. Kara Osman Sebili, Türk Barok ve Rokoko üslubunun, zarif mermer işçiliğiyle meydana getirilmiştir. Gerek mermer işçiliğiyle, gerek üzerindeki süsleme programının zenginliği ve güzelliğiyle, gerekse sağlam olarak günümüze kadar gelebilmiş olması ile, eşsiz bir eserdir. Dar Sokak cephesinde kapısı bulunmaktadır.

 

KASAPOĞLU ÇEŞMESİ (1848)

Roma dönemine ait mermer lahid kullanılarak yapılmış olup, bir duvar çeşmesidir. Çeşmenin, Kasapoğulları sülalesinden Refik Efendi tarafından, H. 1264’te yaptırıldığı, kitabesinden anlaşılmaktadır. Çeşmenin genelini kaplayan yuvarlak kemer, sekiz parça trahit taşından yapılmıştır.Bu kemerin altında yer alan bölümün tamamı, mermerdendir. Büyük kemerin kilit taşı, kemerin diğer taşlarına göre daha taşkındır. Büyük kemerle iki küçük kemer arasında “maşallah” yazısı yer almakta, iki kemer içinde iki kitabe bulunmaktadır.Bunlardan soldaki kemerin kitabesinde '1324' sağdaki kemerin kitabesinde ise '1322' tarihi yazılıdır. İki küçük yuvarlak kemer altına yerleştirilen profiller, kaide görünümü vermektedir. Bunların altında yer alan Roma lahidi, üç girlandla süslüdür. Orta girland üzerinde musluk yer alır. Lahitin tabanında, çeşme yalağının sağlı, sollu iki yanında, testi koymaya yarayan taşlar bulunmaktadır.

 

KESTEL KÖPRÜSÜ (20. YY)

Kestel Çayı üzerinde doğu-batı istikametindeki köprü dört gözlü ve  yuvarlak kemerlidir. Doğu yamacındaki kemer diğerlerine göre daha küçüktür. Kemerler kesme taş örgülü, kemer araları moloz taş dolguludur. Ortadaki kemerlerden ilkinin formunda düzensizlik gözlenmektedir. Menba tarafında köprü ayaklarındaki mahmuzlar suyun akış hızını yavaşlatmak amaçlıdır.  Köprü uzunlu 45 m, tabya genişliği 5.50 cm'dir. Köprü halen kullanılmaktadır. 

 

KIZ MESLEK ESKİ LİSESİ (19. YY)

Yapı adasının ilk parselinde, meydana cepheli olarak, taş ve tuğla almaşığı ile iki kat halinde inşa edilmiştir. Bir süre Eski Türk Ocağı olarak daha sonra otel ve mağaza olarak kullanılmıştır. Meydana bakan dar kenarı her iki katta da üçlü açıklıklara sahiptir.Altta taş sütunların taşıdığı yuvarlak kemerler tuğladandır. Üstte demir konstürüksiyonlu balkona açılan açıklıklar taş sövelidirler ve yapıya düşeysellik katmaktadırlar. Doğu ve batı cepheleri oldukça ferah tutulmuş, bol pencerelidir. Her iki cephede de ikinci kat seviyesinde demir konstürüksiyonlu birer küçük balkon bulunur. Kırma çatısı Alaturka kiremitiyle kaplanmıştır. Yapının 2013 yılında Bergama Kaymakamlığı tarafından restorasyonu yapılarak, sergileme amaçlı salon ve Bergama İlçe Halk Kütüphanesi olarak hizmet vermektedir.

 

KOMUTANLIK ESKİ BİNASI (19. YY)

Eski Belediye Binasının yanında bulunur. Bir katlı olan yapı mimari uslubu  ve cephe özelliklerine bakılarak 19. Yüzyıl sonuna tarihlendirilmektedir. Eski kayıtlarda Merkez Komutanlık Binası olarak belirtilen yapı uzun bir süre İlçe Halk Kütüphanesi olarak kullanıldı. Yapı; etrafı muntazam kesme taş ile sınırlandırılmış oldukça büyük pencereler tarafından aydınlatılmaktadır. Cephe özenli işlenmiş pencerelerin kilit taşı noktalarında plastik etki yaratan akantuslar bulunmaktadır. Yine kemerler üzerinde aynı karekterlerde rozetler bulunmaktadır. Köşe bitişleri kesme taştan dişli olarak yapılmıştır. Profillendirilmiş saçak dar tutulmuş, Yapıya üç yönlü taş bir merdivenle girilmektedir. Ahşaptan çift kanatlı  giriş kapısının hemen arkasında küçük bir hazırlık mekanı bulunmaktadır. Bergama Belediyesi tarafından 2011 yılında restorasyon çalışmaları sonucunda bugün Haluk Elbe Çok Amaçlı Toplantı Salonu olarak kullanılmaktadır.

 

KOYUN KÖPRÜ (1384)

Kitabesine göre köprü, adil Sultan Orhan oğlu Murat Bey zamanında Felekiddin’in oğlu (bozulmuştur) tarafından H. 785, M. 1384 tarihinde yaptırılmıştır. Köprünün iki kemeri arasında bulunan iki satırlık inşa kitabesi, iki metre uzunluğundaki mermer levha üzerine yazılmış olup menba tarafına bakmaktadır.Köprü yonu taş ve kireç harçla yapılmış olup, ikisi nehir kıyısında biride ortada yer alan, toplam üç ayaktan oluşmaktadır. Bu  ayaklar  arasına birer yuvarlak kemer atılarak vücuda getirilmiştir.Köprünün Bergama tarafında olan kemerin açıklığı 8.20 cm, Kınık tarafındakinin 12 metre olup 4.80 cm genişliği vardır. Küçük kemerin nehir yatağından kemerin kilit taşına kadar 3.40 cm, büyük kemerin ise 5 m yüksekliği bulunmaktadır. Orta ayakta ve menba tarafında bir mahmuz vardır. Köprü tonozunun yarım daire biçimindeki silmeli üzengi taşı, köprünün yapımında kalıbı tutmak maksadı ile yapıldığı halde süs ögesi olarak bırakılmıştır.Karşıdan gelen vasıtayı beklemek için köprünün başlarında daha geniş yerler meydana getirilmiştir. Bugün görülen şakuli korkuluklar, sonradan geçidi genişletmek için yapılmıştır.

 

KULAKSIZ CAMİİ (1803)

Yapı malzemesi olarak düzgün kesme taş, kaba yonu taş ve tuğla kullanılmıştır. Harime giriş kapısı basık kemerlidir ve üzerinde inşa kitabesi yer almaktadır. Harim, düz, ahşap bir tavanla örtülüdür. Pencere açıklıkları dıştan, düşey dikdörtgen iken; içten, yuvarlak kemerlidirler. Mihrap nişi yağlı boyayla boyanmış ve yuvarlak kemerlidir. Mihrap kavsarası alçı ile yapılmış, Barok karakterli bir süsleme ile taçlandırılmıştır.Minber, ahşaptan yapılmış ve oldukça sadedir. Orijinal son cemaat yeri, büyük olasılıkla yapının batısında yer almaktadır. Caminin batı cephesinde korint başlıklı devşirme bir sütun yer almaktadır. Klasik bir Osmanlı Hamam planında yapılmıştır. Caminin önünde bugün mevcut olmayan, sonradan yıktırılmış dış daire, arkasında iç daire denilen iki medresesi bulunuyordu.

 

KURŞUNLU CAMİ (1435)

Yapı malzemesi olarak düzgün kesme taş kullanılmıştır. Harimi örten kubbe sağır tutulmuş ve sekizgen bir kasnak üzerine oturtulmuştur. Güney ve batı duvarı ile kubbe kasnağında silmeli saçak, son cemaat yeri güney duvarında ise iki sıra kirpi saçak görülür. Camii kuzey ve doğu duvarı boyunca ahşap sundurmayla çevrilidir. Doğu cephesindeki revakın orjinalinde kubbeyle örtülü olduğu bugün mevcut olan izlerden anlaşılmaktadır.Camiinin kubbesi içten Türk üçgenli kasnak üzerine oturur.Harimin kuzeyinde ahşap direklerle taşınan kadınlar mahfili vardır.Mihrap alçıdan beş sıra mukarnaslı kavsaraya sahiptir ve dar bir dikdörtgen içinde yer alır. Ahşap minber renkli kalemişi bezemelidir.

 

KÜPLÜ HAMAM (1427)

Hamamın soyunma salonundaki havuz üstüne konmuş olan mermer küp yüzünden, Küplü Hamam adını almıştır.Hamamda yapı malzemesi olarak, moloz taş ve kireç harç birlikte kullanılmıştır. Ana caddeye ve arka sokağa açılan iki adet kapısı bulunmaktadır. Hamam tek eyvanlı, üç halvetli, az rastlanır bir plan göstermektedir.Hamamın her kubbesi birbirinden farklı bir mimari anlayışa sahiptir. Özellikle zemin kaplama mermerler sağlam olarak kalabilmiştir. Sıcaklık bölümünün kapısının karşısına  denk gelen halvet zengin mermer süslemeye sahiptir. Dört köşe zeminin ortasındaki yuvarlak, deniz dalgası şeklinde balköpüğü rengi yekpare somakiden yapılmıştır. Bunun etrafını, yeşil, kırmızı, beyaz somakilerden stilize edilen köşeli vazolarla yapılmış motifler çevrelemiştir.

 

LALELİ CAMİİ (16. YY)

Caminin kare planlı, tek kubbeli bir harimi ile, son cemaat yeri vardır. Minare, harime bitişik, kuzeydoğu köşede yer alır.Yapı malzemesi olarak, harim cephelerinde ve minare kürsüsünde düzgün kesme ve kaba yonu taş; son cemaat yeri cephelerinde düzgün kesme taş ve tuğla almaşıklığı görülmektedir. Güney cephede yer alan üst pencerelerin sivri kemerli alınlıklarının içleri, taş-tuğla almaşık olarak örülmüş; kemerler, birer çökertme içine yerleştirilerek sınırlandırılmıştır. Bu çerçeve ile kemer arasında kalan köşeliklerden, kubbe eksenine göre batıda kalanının içi, yatay ve dikey üçlü gruplar halinde yerleştirilen tuğlalarla; kubbe ekseninin doğusunda kalan kemerin köşelikleri ise tuğla ile örülmüş, balıksırtı zigzaglarla doldurulmuştur. Doğu cephesinde yer alan üst pencerenin sivri kemerli alınlığının içi de, güney cephedeki kemer alınlıklarıyla aynı karakterdedir.

 

LONCA MESCİDİ (15.YY)

Yapı malzemesi olarak duvarlarda tuğla ve kesme taş almaşık olarak kullanılmıştır.Harimin beden duvarlarında iki sıra, kubbelerin sekizgen kasnaklarında ise üç sıra kirpi saçak yer almaktadır.Son cemaat yerinin kuzeybatı köşesinde yer alan minarenin gövdesi kubik bir kürsü ve kısa bir pabuç üstünde yükselir.Dikdörtgen plânlı son cemaat yeri kubbeyle örtülüdür. Harime sivri kemerli bir kavsaraya sahip olan kapı açıklığıyla girilmektedir. Harimi örten kubbe, duvarlar üzerine oturmaktadır. Kubbeye geçişte Türk üçgenleri görülmektedir.Yapının kitabesi yoktur fakat Lonca Mescidi’ninde XV. yüzyıl ortalarına tarihlendirmek mümkündür.

 

MEVLANA HACI HEKİM HAMAMI (1513)

Erkekler ve kadınlar için iki bölüme ayrılan hamam; 22 x 30 m ölçüsünde olup toplam 24 kubbe ile örtülüdür Cadde boyundaki iki kubbesi büyüktür. Dördü orta, on altısı küçük kubbe olup, iki de tonoz örtü vardır.Hamamın duvarları 1-1,5 m genişliğinde olup, almaşık duvar tekniğinde yapılmıştır. Erkekler hamamının kapısı çarşıya açılmıştır. Caddeye bakan kapı kanadının istinat ettiği klasik, sivri kemerin içinde, Bursa tipinde bir kemer yapılmıştır. Hamama giriş kapısı dikdörtgen bir kütle halinde, cepheden taşkın bir durumdadır. Kadınlar kısmının kapısı yan cephede Kulaksız Camii’ye bakmaktadır. Kubbelerdeki fanus ve cam örtülü altıgen yıldız biçimindeki küçük deliklerden, hamam ışık almaktadır. Yakın zamana kadar erkekler kısmı kullanılmıştır.

 

PARMAKLI  MESCİT (15.yy)

Yapının kitabesi olmadığı için inşa tarihi bilinememektedir. Mescit ismini pencere parmaklıklarından almaktadır. Klasik tarzda yapılmış demir parmaklıklı pencere tarzı özellikle 17. yy’da yaygın olarak kullanılmıştır.Parmaklıklar, demircilik sanatının önemli bir eseridir. Çubuklar çekiçle dövme tekniğinde yapılmış olup birbirine kaynatılmış ve geçirilmiştir. Kaba yonu taş ve tuğla almaşığı ile inşa edilen mescidin güney ve doğu cephesi zengin tuğla süslemeye sahiptir. Mermer söveli pencerelerin üzeri tuğladan yapılmış sivri kemerler ile sınırlandırılmıştır. Bunların yanakları altıgen tuğlalar ile doldurulmuştur. Ayrıca balıksırtı şeklinde ve yatay-dikey olarak dizilmiş tuğla süslemeler dikkat çekmektedir. Harimin üzeri altıgen kasnakla geçilen kubbe ile örtülüdür.

 

RUM ANA OKULU (19. YY)

19.yüzyılın ilk yarısında inşa edilen yapı, Rum çocukları için yapılmış  ana okuldur. Sokağa bakan cephesi giriş cephesidir ve mermer işçiliği bakımından zengindir. Taş ve tuğla almşığı ile örülmüş yapıya çift yönlü taş merdivenden sonra ulaşılır. Merdiven kaidesinde mermerden yapılmış, duvar çeşmesi bulunur. Şimdiki okulun bahçesinde bulunan  Metropolitik kilise tamamen yok olmuştur. Yapını Bergama Belediyesi tarafından 2012 yılında restorasyonu tamamlanmıştır ve bugün 14 Eylül İlkokulu’na ait idari binası ve Bergamalı Kadri Eğitim Tarihi Müzesi olarak hizmet vermektedir.

 

SELÇUKLU MİNARESİ (14.-15. yy)

Minarenin kare plânlı kürsüsü mermerden, gövde ise kesme taş ve tuğladan yapılmıştır. Kürsünün doğu cephesinde Bursa kemerli bir niş bulunur. Minareye giriş kuzey cephesinde yer alan yine Bursa kemerli niş içinde sivri kemerli kapıdan sağlanır. Kürsünün batı cephesindeki duvar kalıntısı minarenin camii harimine bitişik yapıldığını gösterir. Kürsüden silindirik minare gövdesine geçişte pabuç kısmından prizmatik üçgenler bulunur.Gövdenin alt kısmında geometrik baklava motifi, üst kısmında ise gövdeyi helezon şekilde çevreleyen patlıcan moru, firuze ve yeşile çalan sarı renkli sırlı ve ayrıca sırsız tuğlalardan oluşturulmuş süsleme programı görülür. Şerefe altı korkuluğa kadar genişleyerek mukarnas dizilerinden oluşturulmuştur. Sekiz kenarlı mermer korkuluk ajurlu geometrik süslemelidir. Sekizgen prizma şekilli petek taşa açılan yuvalara yerleştirilen ve ayrıca ortalarından duvara çivilenen altıgen tuğlalarla kaplanmıştır. Basit silmeyle geçilen taş külah oldukça basıktır. Minarenin ait olduğu camii yıktırılmış ve bu camiiye ait herhangi bir kitabe bugüne kadar bulunamamıştır.

 

ŞADIRVAN CAMİ (1550)

Yapının kare plânlı tek kubbeli bir harimi, doğuda üç kubbeyle örtülü bir son cemaat yeri ile, kuzeyinde bir ek mekan ve minaresi vardır.Yapıda malzeme olarak düzgün kesme taş, kaba yonu taş ve tuğla kullanılmıştır. Son cemaat yeri kubbeler ile harim kubbesi kurşunla kaplıdır. Harimin kuzeydoğu köşesinde yer alan minare, düzgün kesme taştan yapılmıştır. Harimin güneybatı köşesi pahlanarak üst bölümü yukarı doğru daralarak, sekiz sıra mukarnasla süslenmiştir. Harime giriş kapısı mermerden, giriş kemeri zıvanalı, siyah-beyaz mermer ile basık kemerlidir. Kemer taşları ve söveler, birbirlerine klasik üslupta dairevi geçmeler ile hem daha sağlam olma hem de estetik kaygıyla yapılmıştır. Caminin avlusunda bulunan şadırvan Bergama Voyvodası Abdullah Ağa tarafından, 19.yüzyılda yaptırılmıştır.

 

TABAK KÖPRÜ (M.S. 2.-3. YY)

Köprüde yapı malzemesi olarak kemer taşlarında muntazam kesme taş, kemer aralarında ise moloz taş kullanılmıştır.Köprü bir ayak üzerine iki adet yuvarlak kemer atılarak iki gözlü olarak yapılmıştır.Tabya 4.50 cm genişliğinde 47 m uzunluğundadır. Halen sağlam ve kullanılır durumda olmakla beraber onarıma ihtiyaç duymaktadır.

 

TAŞ HAN (1432)

Yapı malzemesi olarak; devşirme malzeme, düzgün kesme taş ve moloz taş ile tuğla kullanılmıştır. Avlu, üç taraftan revaklıdır. Avlu etrafında irili ufaklı 19 hücre vardır. Bu hücrelerin üzeri tonozla örtülüdür Giriş kapısı üstündeki kitabenin bulunduğu açıklık, yonu taşla işlenmiştir. Bunun altında, dokuz taşlı basık Türk kemeri vardır. Avlu revaklarında antik sütun ve başlıklar kullanılmıştır. Bina, esasında bir katlıydı. Ahşap olan ikinci kat, yapıya sonradan ilave edilmiştir.Taş Han’ın, İncirli Mescit tarafında bulunan duvarında, yerden 2.5 metre yüksekliğinde, 55-70 cm ebatlarında, antik trahit blok taşlar kullanılmıştır. Bu taşların üstünde tuğlaların çevrelediği moloz taş örgü iki sıra kirpi saçakla nihayetlendirilmiştir. Kirpi saçağın üzerindeki moloz duvar ise, sonradan yapılmıştır. Bu cephede mazgal pencereler görülmektedir. Ahırda bulunan dört köşe plânlı kuyu, 1920’lerde kapatılmıştır. Avlunun batı tarafında ahır vardır Ahır 21, 5 x 8 ölçüsünde, tonoz örtüsüne kadar yüksekliği 5 metredir.

 

TEKKE BOĞAZI KÖPRÜSÜ (M.S. 2.-3. YY)

İnşa malzemesi olarak kesme, kaba yonu ve moloz taş kullanılmıştır. Dik köprü grubuna girer, kemerler kesme taş ile, kemer araları ve tonoz dolguları moloz taş ile örülmüştür. Köprü ortada, oldukça büyük yuvarlak kemerli göz ile doğu tarafında iki, batı tarafında bir küçük yuvarlak kemerli gözden oluşmaktadır. Menba tarafındaki  mahmuzlar  suyun akış gücünü kırmak için yapılmışlardır. Köprü yaklaşık 50 m uzunluğundadır, tabya 3.10 cm, büyük kemerin kilit taşı üzerindeki korkuluk başlangıcından nehir yatağına yüksekliği 7.15 cmdir. Karşıdan gelen vasıtayı beklemek için köprünün Akropol tarafındaki başında daha geniş yer meydana getirilmiştir.

 

BERGAMA ULU ( YILDIRIM ) CAMİ (1398-1399)

Tek minareli bir selatin camisidir.Ulu Cami haç kesitli bağımsız dört fil ayak ile eşit büyüklükteki dokuz birime ayrılmıştır. Mihrap ekseni üzerindeki orta sahın pandantiflerle geçilen üç kubbe ile örtülmüştür. Bu kubbeleri taşıyan ayaklar arasına sivri kemerler atılırken, yan sahınların üzeri ise yuvarlak kemerlerle desteklenen birer beşik tonozla örtülüdür.Harim kapısı kuzey cephededir ve inşa kitabesi buradadır.Kitabede caminin Sultan Beyazid tarafından 801/1398-1399 yılında inşa ettirildiği anlaşılmaktadır. Camide yapı malzemesi olarak düzgün kesme taş, kaba yonu taş, tuğla ve yer yer de devşirme malzeme kullanılmıştır.Avludaki şadırvanın yazılarını Bergamalı Şair Aşki Efendi yazmıştır.Mihrap zengin mermer tezyinata sahiptir. Mimber mermerdendir ve sadedir.

 

ULU CAMİ KÖPRÜSÜ (15. YY)

Köprünün büyük olan gözü yuvarlak, küçük olan gözü ise daha sivri bir kemere sahiptir. Bu farklılık köprünün tarihlendirilmesinde her ne kadar güçlük çıkarsa da ilk yapım tarihi olarak M.S. II. veya III. yüzyılda Romalılardan kalmıştır. Ancak Osmanlılar tarafından esaslı bir onarım görmüş ve küçük göz aynı malzemeden yeniden inşa edilmiştir. Moloz taş üzerine kaplama kesme taş malzemeden yapılmıştır. Tabyanın iki kenarına sonradan demir korkuluklar yapılmıştır.

ÜÇKEMER KÖPRÜSÜ (ROMA DÖNEMİ)

Köprünün kemer taşları ile tabyasındaki taşlar, düzgün kesme taşla; kemer araları ise, moloz taşla yapılmıştır.Köprü; iki ayak üzerine, üç adet yuvarlak kemer atılarak, üç gözlü olarak yapılmıştır. Plân olarak, dik köprü plan grubuna girmektedir.Köprü gözlerinden ortadaki, diğerlerine göre daha büyüktür . Büyük kemer; nehir yatağından kemer kilit taşına kadar 10 metre yüksekliğinde, kemer genişliği ise 9.60 cm’dir. Köprünün tabyası 4.50 cm genişliğinde, 56.40 cm uzunluğundadır.

YENİ CAMİ (1813-1814)

Cami avlusuna, cadde üzerinde yer alan ve üzerinde inşa kitabesi bulunan yuvarlak kemerli kapıdan girilmektedir.Cami avlusunda, Rokoko tarzında mermer bir şadırvan bulunur. Şadırvan, 1227 (1812) tarihlidir ve Hacı Ömer Ağa vakfıdır. Şadırvanın sekizgen ahşap örtüsü 8 tane ahşap direk üstüne oturmaktadır. Deposu 12 köşeli olup, üzeri alçak kabartmalarla süslüdür.Caminin son cemaat yeri fevkanidir ve son cemaat yerine 11 basamaklı bir merdivenle çıkılır. Minare, harimin kuzeydoğu köşesinde yer alır.Minareyi, Bergamalı minareci Kamil Toy yaptırmıştır. Harimin kuzeyinde yer alan son cemaat yerine, merdivenlerle ulaşılan, üstü sundurma çatıyla örtülü bir sahanlıktan girilir. Harime giriş, yuvarlak kemerli bir kapıyla sağlanmıştır. Kapı söveleri profillidir. Harim; düz, ahşap tavanla örtülüdür.