ENGLISH

BERGAMA KOZAK YAYLASI FESTİVALİ

Bergama Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl ilkini düzenledikleri “Bergama Kozak Yaylası Festivali” yoğun katılımla gerçekleşti. Kozak Piknik Alanı’nda gerçekleşen etkinlikte bölgeye açılması istenen altın madenine karşı önemli mesajlar verildi.

Dünya’nın en kaliteli çam fıstığının yetiştiği, Türkiye’de ise çam fıstığının ana vatanı olarak kabul edilen, havası ve eşsiz doğasıyla ünlü Kozak Yaylası’nı tanıtmak amacıyla düzenlenen “Bergama Kozak Yaylası Festivali” adeta düğün havasında gerçekleşti. Şenlikte açılan stantlarda satılan ve Kozak Yaylası’nda yetişen doğal ürünler domates, üzüm ve çam fıstığının yanı sıra bal, reçel ve çam fıstıklı tatlıların satışa sunulduğu stantlar büyük ilgi gördü. Festivale ailesiyle birlikte katılan Bergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç’te alandaki stantları dolaşarak üreticiden alışveriş yaptı. Festival Göbeller Mahallesi kadın folklor topluluğunun kına gecesi gösterisi ile başladı.

TÜM İNSANLIĞIN ORTAK DEĞERİ

Folklor gösterisinin ardından açılış konuşmasını yapan Bergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç, Kozak Yaylası Festivali’nin gelenekselleşeceği müjdesini verdi. Bergama’da yaşanan 25 yıllık çevre mücadelesine ve Kozak Yaylası’nın durumuna değinen Başkan Gönenç; “Asırlık çam fıstığı ağaçlarının bulunduğu Kozak Yaylası sadece Bergama’nın değil tüm insanlığının ortak değeri, dünyada böyle alanlar yasalarla korunuyor. Kozak’ta ise bunun tam tersi bir süreç yaşıyoruz. Korkarım bu böyle giderse, 10 yıl sonra Kozak diye bir yer kalmayacak. Kozak’ın havasını, suyunu koruyacak kalabalıklara ihtiyacımız var; ancak böyle sonuç alabiliriz. Çünkü güvenebileceğimiz bir hukuk kalmadı. Biz de yasal sınırları aşmadan, demokratik hakkımızı koruyacağız. Bu bir parti mücadelesi değil, siyaset değil; yaşam hakkı” dedi.

SONUÇ HEPİMİZ İÇİN YIKICI OLUR

Başkan Gönenç; “Altın madenine karşı mücadelemiz sürüyor. Yakın zamana kadar yargı güvencemizin olduğunu düşünüyor, ‘yargı var’ diyorduk. 15 gün önce iki Danıştay kararının ardından ve kazanmış olduğumuz tüm davalar iptal edildikten sonra, hukuki bir dayanağımızın da kalmadığını gördük. Burada yaşam alanımızı, Kozak’ın zenginliğini maalesef birileri yok etmek istiyor. Burada 2 bin yıldır insanlar çam fıstığı ile gelirlerini sağlıyor. Yarın buralar talan edilmeye başlandığında, bunun sonuçları hepimiz için yıkıcı ve yakıcı olacak. Bir doğa felaketi ile karşı karşıya kalırsak, hepimiz etkileneceğiz. Nasıl buralar bize miras kaldıysa, bugünün Bergamaları olarak biz de torunlarımıza miras bırakalım. Büyükşehir Belediye Başkanımıza da, Kozak’ın ve Bergama’nın bu büyük derdinde bizi yalnız bırakmadığı için şükranlarımızı sunuyorum” dedi.

KOZAK BİZİM SERVETİMİZ

Başkan Gönenç’in konuşmasının ardından söz alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise; “Dünyanın en özellikli coğrafyalarından birinde altın arayarak, öbür taraftan taş çıkartarak doğayı kirletmeye hiçbirimizin hakkı yok. Ovacık altın madenini biliyorsunuz. Oradan çıkan altınları ülkemizin başına ne gibi dertler açtığını, açmak istediğini hepimiz biliyoruz. Kozak bizim servetimiz. Bu değerimizi geleceğimize, gelecek nesillere taşımak zorundayız” dedi.

YARGI SİYASALLAŞTI

Başkan Kocaoğlu; “Biri bana söylesin; dünyanın en önemli cennetlerinden birinde, Yarımada’da neden taş ocağı açılır? Belkahve’de ihtiyacı karşılayacak kadar taş ocağı var. Her tarafa taş ocağı açılır mı? Yamanlar Gölü’nün bir kilometre yakınına taş ocağı açmak için ‘ÇED gereksizdir’ diyerek ruhsat veriliyor. Balıklıova’da yine aynı şekilde. İnşaatlarda kullanılan taş, kum, çakıl, mıcır, çimento üretimi için taş ocakları bir ihtiyaç ancak bunların çevreye zarar vermeden çıkartılması gerekiyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak göreve başladığım 22 Haziran 2004 tarihinden 2011 yılına kadar, haksız yere doğayı kirletmek için verilen ÇED izinlerine, planlara açtığı davaların yüzde 80-90’ını kazanmıştık, ancak 2011 yılından sonra bu durum tamamen değişti. 2011'den itibaren haklı olarak çevremizi, doğamızı, insanımızı, suyumuzu, toprağımızı korumak için açtığımız bütün davaların yüzde 90’ının kaybettik. Çünkü adalet siyasallaştı, yargı siyasallaştı” dedi.

KOZAK İÇİN ELİMİZDEN NE GELİYORSA YAPACAĞIZ

Başkan Kocaoğlu konuşmasında ayrıca; “Kozak Yaylası’nın kalkınması, Kozaklıların ekmeğini kazanması için elimizden ne geliyorsa yapmaya hazır olduğumuzu ilan ediyorum. Doğa-yayla turizmini geliştirmek için de çalışmaları sürdürüyoruz. Protokolü meclisten geçti. Kozak Turizm Kalkınma Kooperatifi ile birlikte bu bölgenin doğa-yayla turizminin merkezi olmasını sağlamak için elimizden gelen katkıyı koyacağız” ifadelerine de yer verdi.

EN İYİ ÜZÜM SEÇİLDİ

Konuşmaların ardından Kozak Yaylası muhtarları, Başkan Kocaoğlu ve Gönenç'e teşekkür plaketi verdi. Bölge üreticilerinin katıldığı “En İyi Üzüm Yarışması” da büyük ilgi gördü. Yarışmada Okçular Mahalle Muhtarı Özcan Uzun’un üretimi “en iyi üzüm” seçildi. Kaplan Mahallesi’nden Mustafa Göksu’nun üzümü ikinci, Aşağı Bey Köyü’nden Seyfi Gökçe’nin üzümü ise üçüncü oldu. En iyi üzüm yetiştiricisi seçilen Özcan Uzun, üzüm sepetini Başkan Kocaoğlu’na, yarışmanın ikincisi Mustafa Göksu ise Başkan Gönenç’e hediye etti. Festival Feryal Öney’in konseri ile sona erdi.

Bergama Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl ilkini düzenledikleri “Bergama Kozak Yaylası Festivali” yoğun katılımla gerçekleşti. Kozak Piknik Alanı’nda gerçekleşen etkinlikte bölgeye açılması istenen altın madenine karşı önemli mesajlar verildi.

Dünya’nın en kaliteli çam fıstığının yetiştiği, Türkiye’de ise çam fıstığının ana vatanı olarak kabul edilen, havası ve eşsiz doğasıyla ünlü Kozak Yaylası’nı tanıtmak amacıyla düzenlenen “Bergama Kozak Yaylası Festivali” adeta düğün havasında gerçekleşti. Şenlikte açılan stantlarda satılan ve Kozak Yaylası’nda yetişen doğal ürünler domates, üzüm ve çam fıstığının yanı sıra bal, reçel ve çam fıstıklı tatlıların satışa sunulduğu stantlar büyük ilgi gördü. Festivale ailesiyle birlikte katılan Bergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç’te alandaki stantları dolaşarak üreticiden alışveriş yaptı. Festival Göbeller Mahallesi kadın folklor topluluğunun kına gecesi gösterisi ile başladı.

TÜM İNSANLIĞIN ORTAK DEĞERİ

Folklor gösterisinin ardından açılış konuşmasını yapan Bergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç, Kozak Yaylası Festivali’nin gelenekselleşeceği müjdesini verdi. Bergama’da yaşanan 25 yıllık çevre mücadelesine ve Kozak Yaylası’nın durumuna değinen Başkan Gönenç; “Asırlık çam fıstığı ağaçlarının bulunduğu Kozak Yaylası sadece Bergama’nın değil tüm insanlığının ortak değeri, dünyada böyle alanlar yasalarla korunuyor. Kozak’ta ise bunun tam tersi bir süreç yaşıyoruz. Korkarım bu böyle giderse, 10 yıl sonra Kozak diye bir yer kalmayacak. Kozak’ın havasını, suyunu koruyacak kalabalıklara ihtiyacımız var; ancak böyle sonuç alabiliriz. Çünkü güvenebileceğimiz bir hukuk kalmadı. Biz de yasal sınırları aşmadan, demokratik hakkımızı koruyacağız. Bu bir parti mücadelesi değil, siyaset değil; yaşam hakkı” dedi.

SONUÇ HEPİMİZ İÇİN YIKICI OLUR

Başkan Gönenç; “Altın madenine karşı mücadelemiz sürüyor. Yakın zamana kadar yargı güvencemizin olduğunu düşünüyor, ‘yargı var’ diyorduk. 15 gün önce iki Danıştay kararının ardından ve kazanmış olduğumuz tüm davalar iptal edildikten sonra, hukuki bir dayanağımızın da kalmadığını gördük. Burada yaşam alanımızı, Kozak’ın zenginliğini maalesef birileri yok etmek istiyor. Burada 2 bin yıldır insanlar çam fıstığı ile gelirlerini sağlıyor. Yarın buralar talan edilmeye başlandığında, bunun sonuçları hepimiz için yıkıcı ve yakıcı olacak. Bir doğa felaketi ile karşı karşıya kalırsak, hepimiz etkileneceğiz. Nasıl buralar bize miras kaldıysa, bugünün Bergamaları olarak biz de torunlarımıza miras bırakalım. Büyükşehir Belediye Başkanımıza da, Kozak’ın ve Bergama’nın bu büyük derdinde bizi yalnız bırakmadığı için şükranlarımızı sunuyorum” dedi.

KOZAK BİZİM SERVETİMİZ

Başkan Gönenç’in konuşmasının ardından söz alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise; “Dünyanın en özellikli coğrafyalarından birinde altın arayarak, öbür taraftan taş çıkartarak doğayı kirletmeye hiçbirimizin hakkı yok. Ovacık altın madenini biliyorsunuz. Oradan çıkan altınları ülkemizin başına ne gibi dertler açtığını, açmak istediğini hepimiz biliyoruz. Kozak bizim servetimiz. Bu değerimizi geleceğimize, gelecek nesillere taşımak zorundayız” dedi.

YARGI SİYASALLAŞTI

Başkan Kocaoğlu; “Biri bana söylesin; dünyanın en önemli cennetlerinden birinde, Yarımada’da neden taş ocağı açılır? Belkahve’de ihtiyacı karşılayacak kadar taş ocağı var. Her tarafa taş ocağı açılır mı? Yamanlar Gölü’nün bir kilometre yakınına taş ocağı açmak için ‘ÇED gereksizdir’ diyerek ruhsat veriliyor. Balıklıova’da yine aynı şekilde. İnşaatlarda kullanılan taş, kum, çakıl, mıcır, çimento üretimi için taş ocakları bir ihtiyaç ancak bunların çevreye zarar vermeden çıkartılması gerekiyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak göreve başladığım 22 Haziran 2004 tarihinden 2011 yılına kadar, haksız yere doğayı kirletmek için verilen ÇED izinlerine, planlara açtığı davaların yüzde 80-90’ını kazanmıştık, ancak 2011 yılından sonra bu durum tamamen değişti. 2011'den itibaren haklı olarak çevremizi, doğamızı, insanımızı, suyumuzu, toprağımızı korumak için açtığımız bütün davaların yüzde 90’ının kaybettik. Çünkü adalet siyasallaştı, yargı siyasallaştı” dedi.

KOZAK İÇİN ELİMİZDEN NE GELİYORSA YAPACAĞIZ

Başkan Kocaoğlu konuşmasında ayrıca; “Kozak Yaylası’nın kalkınması, Kozaklıların ekmeğini kazanması için elimizden ne geliyorsa yapmaya hazır olduğumuzu ilan ediyorum. Doğa-yayla turizmini geliştirmek için de çalışmaları sürdürüyoruz. Protokolü meclisten geçti. Kozak Turizm Kalkınma Kooperatifi ile birlikte bu bölgenin doğa-yayla turizminin merkezi olmasını sağlamak için elimizden gelen katkıyı koyacağız” ifadelerine de yer verdi.

EN İYİ ÜZÜM SEÇİLDİ

Konuşmaların ardından Kozak Yaylası muhtarları, Başkan Kocaoğlu ve Gönenç'e teşekkür plaketi verdi. Bölge üreticilerinin katıldığı “En İyi Üzüm Yarışması” da büyük ilgi gördü. Yarışmada Okçular Mahalle Muhtarı Özcan Uzun’un üretimi “en iyi üzüm” seçildi. Kaplan Mahallesi’nden Mustafa Göksu’nun üzümü ikinci, Aşağı Bey Köyü’nden Seyfi Gökçe’nin üzümü ise üçüncü oldu. En iyi üzüm yetiştiricisi seçilen Özcan Uzun, üzüm sepetini Başkan Kocaoğlu’na, yarışmanın ikincisi Mustafa Göksu ise Başkan Gönenç’e hediye etti. Festival Feryal Öney’in konseri ile sona erdi.